ISI YALITIMI
ISI YALITIMI NEDİR?
Isı, yüksek sıcaklıklı ortamdan, daha düşük sıcaklıklı ortama kendiliğinden transfer olan bir enerji türüdür. Kış aylarında iç mekandaki sıcak havanın, dışarıdaki soğuk ortama transfer olarak iç mekânın soğumasını önlemek ve yaz aylarında ise dış ortamdaki sıcak havanın, daha az sıcak olan iç mekana transfer olarak iç mekanın ısınmasını önlemek amacıyla, özel malzemelerle bina zarfı (dış duvarlar, pencereler, kapılar, döşeme, tavan ve çatı) üzerinde yapılan ısı geçişlerini sınırlandırma işlemine “ısı yalıtımı” denir.
TS 825 BİNALARDA ISI YALITIM KURALLARI STANDARTI
Isı Yalıtımı ile ilgili temel rehber, Türk Standartları Enstitüsü tarafından yayınlanan TS 825 BİNALARDA ISI YALITIM KURALLARI STANDARTI olup, bina dış kabuğundaki ısı kayıplarının ve ısı yalıtım plakası kalınlığının hesaplanmasındaki tüm hesaplamaların bu standart içindeki hesap yöntemine göre yapılması zorunludur.
Bu standardın amacı, ülkemizdeki binaların ısıtılmasında kullanılan enerji miktarlarını sınırlamayı, dolayısıyla enerji tasarrufunu artırmayı ve enerji ihtiyacının hesaplanması sırasında kullanılacak standart hesap metodunu ve değerlerini belirlemektir.
ISI YALITIM PROJESİ NEDİR?
Binaların ısıtılmasında kullanılacak enerji miktarlarını sınırlamak amacıyla, TS 825 Standartı’nda belirtilen hesap metoduna göre; Binanın betonarme ve tuğla dış duvarlarına, döşemesine ve çatısına kullanılacak yalıtım malzemelerinin belirlendiği ve malzeme kalınlıklarının hesaplandığı, ayrıca pencerelerin ve kapıların durumunun da dikkate alınarak değerlendirildiği kapsamlı projedir.
Isı Yalıtım Projesinde; bina için hayati önem taşıyan, yapı elemanlarının ara yüzeylerinde “Yoğuşma” meydana gelip gelmeyeceği de hesaplanır.
YOĞUŞMA NEDİR?
Yoğuşma; İç ortamda üretilen su buharının, basınç farkı nedeniyle ısı akımı ile aynı yönde hareket ederek yapı elemanının gözeneklerinden geçişi sırasında, doyma veya daha düşük sıcaklıkta bir yüzeyle temas etmesi durumunda su haline dönüşmesidir.
Yapı elemanlarında oluşacak yoğuşma, nem ve rutubete dönüşerek bina donatısındaki demirlerin paslanmasına yol açarak, bina taşıyıcı sistemi için çok ciddi riskler oluşturabilir. Taşıyıcı sistemin zayıflaması, binanın depreme dayanıklılığını azaltır. Ayrıca yoğuşma sonucu iç mekanlarda oluşan nem, mikroorganizmaların üremesi sonucunda zamanla küf oluşturmakta ve solunum yoluyla vücudumuza giren küf, ciddi hastalıklara neden olabilmektedir.
SONUÇ OLARAK; YALITIM YAPILMASI DÜŞÜNÜLEN TÜM BİNALARDA, KULLANILMASI GEREKEN YALITIM MALZEMELERİNİN BELİRLENMESİ, KALINLIKLARININ HESAPLANMASI VE YOĞUŞMA OLUP OLMAYACAĞININ KONTROLÜ İÇİN TS 825 STANDARDI HESAPLAMA YÖNTEMİNE GÖRE ISI YALITIM PROJESİ HAZIRLANMALI VE PROJENİN SONUÇ BÖLÜMÜNDE “Q < Q’ OLDUĞUNDAN BU BİNA İÇİN HESAPLANAN YILLIK ISITMA ENERJİSİ İHTİYACI, OLMASI GEREKEN EN BÜYÜK DEĞERİN ALTINDADIR. BU PROJE STANDARTTA VERİLEN HESAP METODUNA GÖRE STANDARTLARA UYGUNDUR” İBARESİ GÖRÜLMELİDİR.
ISI YALITIMI BİNANIN HANGİ ELEMANLARINA YAPILIR?
Isı yalıtımı; binaların dış duvarlarına, terasına, çatısına, garaj ve depo gibi içinde yaşanmayan bölümlere bitişik duvarlarına, toprağa temaslı duvarlarına, içerisinde yaşanmayan mahaller (garaj, depo vb) ile daireleri ayıran döşemelerine, toprağa temas eden döşemelere, çıkmalara, tesisat borularına ve havalandırma kanallarına yapılır.
Ayrıca özel kaplamalı yalıtım camı üniteleri ve yalıtımlı doğramalar kullanılarak kışın pencerelerden oluşan ısı kayıpları da azaltılır.
ISIL KONFOR NEDİR?
20 – 22 0C sıcaklığa ve % 50 bağıl nem değerine sahip olan ortamlar, Isıl konfora haiz ortam olarak değerlendirilir. İnsanların konforlu bir yaşam sürebilmeleri bu ortamlarda mümkün olabilir.
ISIL KONFOR NASIL SAĞLANIR ?
Isıl konforu sağlamak için ortam sıcaklığı ile dış duvar iç yüzey sıcaklığı arasındaki sıcaklık farkının en çok 5 0C olması gerekir. Yalıtımsız binalarda sıcaklık farkı çok daha fazla olduğundan ısıl konfor söz konusu değildir. Bunu sağlamanın tek yolu ısı yalıtımı yapılmasıdır. Isı yalıtımı ile mekanın her noktasında homojen bir sıcaklık sağlanır ve böylece hava akımları engellenerek hem konforlu hem de sağlıklı bir ortam oluşturulur.
Tabloda sıcaklık farklılıklarına göre konfor durumları verilmiş olup, sıcaklık farkı arttıkça ısıl konforun azaldığı görülmektedir.
|
tiç - tyüzey sıcaklık farkı |
Konfor Durumu |
|
< 2 0C |
Çok konforlu |
|
3 0C |
Konforlu |
|
4 0C |
Az Konforlu |
|
6 0C |
Konforsuz |
|
8,50C |
Soğuk |
|
> 8,5 0C |
Çok Soğuk |
Isıl Konfor azaldığında, yani ortam sıcaklığı ile dış duvar iç yüzey sıcaklığı arasındaki sıcaklık farkı arttıkça, ısının ortam içindeki soğuk yüzeylere doğru hareketi, istenmeyen hava akımları oluşturur. Bu hava akımları da hastalıklara neden olabilir.
ISI YALITIM MALZEMELERİ
Isı kayıp ve kazançlarının azaltılmasında kullanılan yüksek ısıl dirence sahip özel malzemelerdir. Bir malzemenin ısı iletkenlik katsayısı (λ) ne kadar küçükse, yalıtımı o kadar iyi demektir. Ancak unutulmamalıdır ki; iyi bir ısı yalıtımı için yalıtım malzemesinin kalınlığı da çok önemli bir faktördür. Yani uygulamada teknik olarak yeterli kalınlıkta uygulanamayan malzemeler, hesaplanan ısıl direnci gösteremeyeceği için ısı kayıplarının önlenmesi ile ilgili istenilen sonuçlar elde edilemeyecektir.
DIŞ DUVARLAR: Dış duvarlara karbonlu EPS köpük (en az 15 Kg/ m3 yoğunlukta), taş yünü (en az 120 - 150 Kg/ m3 yoğunlukta) veya sadece sıcak iklim bölgelerinde ise ısı yalıtım sıvası (en çok 2,5 cm kalınlıkta uygulanabildiği için) kullanılabilir.
TERAS: Teraslarda ısı yalıtımı olarak XPS köpük döşenmeli ve üzerine ya sadece çakıl taşı örtülmeli ya da beton kaplanmalıdır. Beton üzerine yer karosu döşenebilir.
ÇATI ARASI: Taş yünü veya cam yününden üretilen şilte, yalıtım malzemesi olarak kırma çatılarda çatı tabanına serilir.
Çatı arasına ısı yalıtımı olarak serilen malzemenin yangına karşı dirençli A sınıfı malzeme olması önemlidir.
TOPRAĞA OTURAN TABAN: Binanın toprağa oturan tabanından oluşacak ısı kayıplarını azaltmak için bina tabanının altına XPS köpük döşenmelidir.
TOPRAK ALTINDAKİ DUVARLAR: Binanın toprak altında kalan (bodrum) duvarlarından oluşacak ısı kayıplarını azaltmak için binanın toprakla temas eden duvarlarına XPS köpük döşenmelidir.
PENCERELER: Pencerelerden oluşan ısı kayıplarının azaltılması için doğramaların, ısı kayıplarını azaltacak 3, 4, 5 veya 6 odacıklı metal olmayan malzemeden olmalıdır. Camların ise en azından çift cam ve aradaki hava boşluğununda 12 veya 16 mm kalınlıkta olması gerekmektedir. Burada ısı kayıplarını azaltacak faktör camlar değil iki cam arasındaki havadır. Ayrıca ısı kayıplarını daha da azaltan low-E kaplamalı camlarda tercih edilebilir.
“ISI İLETKENLİK HESAP DEĞERİ (λ)” İLE “ISI GEÇİRGENLİK KATSAYISI (U veya K)” ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Isı iletkenlik hesap değeri (λ) tek bir yapı malzemesinin (dış sıva, tuğla, beton, gaz beton, eps, xps, cam yünü vb.) ısı geçirgenliğini belirtir ve birimi (W / mK) dir.
Isı geçirgenlik katsayısı (U veya K) ise, birden çok yapı malzemesinin oluşturduğu yapı elemanının (dış sıva + tuğla + iç sıva veya dış sıva + betonarme kolon + iç sıva) ısı geçirgenliğini belirtir ve birimi (W / m2K) dir.
BİR YAPI MALZEMESİNİN ISIL İLETKENLİK HESAP DEĞERİNİN (λ) DÜŞÜK OLMASI ISI YALITIMI İÇİN YETERLİ MİDİR?
ISIL DİRENÇ NEDİR NASIL HESAPLANIR.
Bir malzemenin ısıl iletkenlik hesap değerinin düşük olması "ısı yalıtımını" tek başına ifade etmek için yeterli bir unsur değildir.
Isı Yalıtım Malzemesi, (λ) ısıl iletkenlik değerinin düşük olması yanında yeterli kalınlıkta uygulanabilir olmalıdır. İşte ısıl iletkenlik ve kalınlık değerlerinin birleştiği noktada "ısı yalıtımını" ifade eden değer olarak “Isıl Direnç (R)” ifadesi karşımıza çıkar.
Isı yalıtım hesaplamalarında tek bir malzemenin Isıl Direnci, R= d (m) / λ (m K / W) değeri ile hesaplanır. Formülden de görüldüğü gibi ısıl direnç; malzemenin, kalınlığının ısıl iletkenlik hesap değerine bölünmesiyle bulunur. Malzemenin ısıl iletkenlik hesap değeri (λ) sabit olduğu için, malzemenin kalınlığı ne kadar fazla olursa ısıl direnç de o kadar fazla olur.
Isı yalıtım hesaplamalarında birden çok yapı malzemesinin bir araya gelmesiyle oluşan yapı bileşeninin (iç sıva + tuğla + dış sıva + EPS) Isıl Direnci ise;
|
|
Riç |
+ |
d1 |
+ |
d2 |
+ |
d3 |
+ |
d4 |
+….. + Rdış |
|
|
|
|
|
|
λh1 |
λh2 |
λh3 |
λh4 |
|
|
formülü ile hesaplanır.
Formülden de görüldüğü gibi ısıl direnç; her bir yapı malzemesi (d1, d2, d3, d4, d5, d6) kalınlığının, ısıl iletkenlik hesap değerine (λ1, λ2 , λ3 , λ4, λ5 , λ6) bölünmesiyle bulunur.
Isı yalıtımı yapılmasının amacı, ısı kayıplarını ve kazançlarını önlemek olduğuna göre, ısı yalıtım malzemesinin ısı kayıp ve kazançlarına karşı gösterdiği direncin de büyük olması gerekmektedir. Bu direncin büyüklüğü denklemde görüldüğü gibi, malzemenin kalınlığıyla ve l ısıl iletkenlik hesap değerinin küçük olmasıyla doğrudan ilişkilidir.
Malzemenin ısıl iletkenlik hesap değeri (λ) sabit olduğu için, malzemenin kalınlığı (d) ne kadar fazla olursa, ısıl direnç (R) de o kadar yüksek olur ve böylece ısı kayıpları ve ısı kazançları azalır.
Isı yalıtım sistemlerinde istenilen ısıl direnç değeri R=1 m² K/ W ve üzeridir.
Kalınlıkla birlikte ısıl direnç artmaktadır.
ENERJİ TASARRUFU NEDİR? ENERJİ VERİMLİLİĞİ NEDİR?
Enerji verimliliği ve enerji tasarrufu kavramları genel olarak birbirlerine karıştırılan kavramlardır.
Enerji verimliliği, yeni teknoloji kullanma yoluyla üretimi, kaliteyi ve performansı düşürmeden, sosyal refahı engellemeden enerji tasarrufu sağlanmasıdır.
Enerji tasarrufu ise, enerji ve enerji kaynaklarının verimli olarak değerlendirilmesi amacıyla, kullanıcılar tarafından alınan önlemler sonucunda harcanan enerji miktarında sağlanan azalmadır.
Özetle, iki lambadan birini söndürmek tasarruf, mevcut lamba yerine aynı aydınlatmayı sağlayan, daha az enerji tüketen teknolojik lambaların kullanılması verimliliktir.
MALZEMENİN DİFÜZYON DİRENÇ KATSAYISI (μ) NEDİR?
μ değeri malzemenin, belirli sıcaklıktaki bağıl nem ve kalınlık koşulları altında birim zamanda birim alandan geçen su buharı miktarını ifade eder (μ değeri düştükçe malzemenin su buharı geçirgenliği artar, μ değeri yükseldikçe su buharı geçirgenliği azalır) burada referans noktası havadır.
Havanın buhar direnç faktörü μ=1'dir ve diğer malzemelerin μ değeri, o malzemelerin aynı şartlardaki havaya göre kaç kat daha direnç gösterdiğini belirtir. Bu sebeple yoğuşma olmaması için dışarıdan yalıtımda, μ değeri düşük olan, yani su buharı geçirgenliği yüksek ısı yalıtım malzemeleri tercih edilmelidir.
Malzemenin yoğunluğu arttıkça su buharı geçirgenliği azalır.
EPS köpük malzemesiyle yapılan mantolama uygulamasında, EPS ısı yalıtım plakalarının en az 15 kg/m³ yoğunlukta kullanılması gerekmektedir. Bu malzemelerin difüzyon direnç katsayısı ortalama μ= 60 değerindedir ve bu değer malzemenin su buharı difüzyonunu sağladığını (köpük malzemenin gözeneklerinden su buharının geçişine izin verdiğini), halk arasında söylenen şekliyle malzemenin nefes aldığını gösterir.
NEFES ALAN MALZEME NE DEMEKTİR: Binalar, insanlar gibi dışarıdan hava alıp vererek nefes almaz. Binanın nefes alması demek, duvarlardan hava geçmesi demek değildir, burada söz konusu olan bina içerisinde (iç ortamda) ortaya çıkan atık su buharının duvarın (tuğla veya betonarme) ve yalıtım malzemesinin gözeneklerinden geçerek dış ortama çıkabilmesidir. İç ortamda oluşan su buharının, gözeneklerinden geçişine kolayca izin veren malzemeler, sağlıklı bir ortamın oluşmasına katkı verirler.
Havanın maksimum %2 'si su buharıdır.
SIK SORULAN SORULAR
SORU 1 ISI YALITIMINDA ÇOĞUNLUK
“Kat Mülkiyeti Kanunu’nun” 19. maddesinde ortak yerlerde yapılacak işlemler için beşte dört çoğunluk şartı aranırken 42. maddesinde ısı yalıtımı yapılması için oy çokluğu yeterli görünüyor. Isı yalıtımı için oy çokluğunu sağladığımız binada bu işin yapılmasını istemeyenler 19. maddenin işletilmesini talep ediyor. Haklı olabilirler mi?
CEVAP 1 ISI YALITIMINDA ÇOĞUNLUK
634 sayılı “Kat Mülkiyeti Kanunu’nun” 19uncu maddesinin ikinci (Değişik: 14/11/2007-5711/8 md.) fıkrasında:
“Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun ana yapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya ana yapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde ana yapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile ana yapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.”
42 nci maddesinin dördüncü (Değişik fıkra: 18/4/2007-5627/16 md.) fıkrasında ise:
“Kat maliklerinden birinin isteği üzerine ısı yalıtımı, ısıtma sisteminin yakıt dönüşümü ve ısıtma sisteminin merkezi sistemden ferdi sisteme veya ferdi sistemden merkezi sisteme dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır. Ancak toplam inşaat alanı iki bin metrekare ve üzeri olan binalarda merkezi ısıtma sisteminin ferdi ısıtma sistemine dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı olarak oybirliği ile verecekleri karar üzerine yapılır. Bu konuda yapılacak ortak işlerin giderleri arsa payı oranına göre ödenir. Merkezi ısıtma sistemlerinde ısınma giderlerinin paylaştırılmasına ilişkin usul ve esaslar Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.” denilmektedir.
42nci maddenin dördüncü fıkrasında eylemin açık bir ifade ile belirtilmiş olması nedeniyle;
ısı yalıtımı yaptırmak için kat maliklerinin sayı olarak ve arsa payı olarak oy çokluğunu sağlaması yeterlidir.
Isı yalıtımı yaptırmak için beşte dört çoğunluk aranmaz.